YÖRÜK KÖYÜ
Safranbolu kent kültürü, kent tarihi, kent hafızası yanında aynı zamanda Oğuz Türklerinin ana geçim kaynağı olan hayvancılık ve buna bağlı konar-göçer yaşam tarzının az da olsa hâlâ nefes aldığı bu köy görülmeye değer. Şehir içerisinde deki keşmekeş ve ticari hareketliliği burada görmeyecek, sadece size selam vermek için size gülümseyen insanları fark edeceksiniz.
BULAK MAĞARASI (MENCİLİS)
Karabük Bulak Köyü sınırları içerisinde yer alan aynı zamanda Safranbolu İlçesi ile sınır olan Bulak (Mencilis) Mağarası'nın girişi, dik kayalar üzerinde olup mağaranın toplam uzunluğu 6.5 kilometredir. Mağaranın 2.5 kilometrelik kısmı haritalanmış olup yalnızca 380 metrelik kısmı ziyarete açıktır.
Yer altı nehirleri, göletler, şelaleler ve ilgi çekici sarkıt, dikit ve perde oluşumları içinde barındıran mağaranın ayrıca "Doğal Varlık" olarak da tescili bulunmaktadır.
HIDIRLIK TEPESİ
En güzel Safranbolu manzarası sunan Hıdırlık Tepesi, gerek şehrin hafızasını anlamak, gerek Safranbolu ve eşsiz evlerini kuş-bakışı görmek için en iyi açı sunmaktadır.
KAYMAKAMLAR EVİ:
Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerinde yer alan Kaymakamlar Gezi Evi Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen Safranbolu’nun korunması tanıtılması projesi kapsamında 1979 yılında kamulaştırıldı ve restorasyonu yapıldı. Günümüzde turistlerin ziyaretine açık olan evin mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndadır. Kaymakamlar Müze Evi, XVIII. ve XIX. yüzyıl Türk toplumunun kültürünü, yaşam tarzını yansıtan; yapısı, cephe ve planı nedeniyle özgün bir Türk evi niteliğinde olan kültürel bir mirastır. XIX. yüzyıl başında yapıldığı sanılan evin sahibi Safranbolu kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendi’dir. Hacı Mehmet Efendi’ye, karşılığı yarbay olan Kaim-Makam denildiği için evleri halk arasında bu isimle söylenegeldi.
KUŞKAYASI YOL ANITI
Amasra'ya 4 km uzaklıktaki anıt, döneminde Pontus ve Bitinia Valisi olan Gaius Julius Aguilla tarafından Roma İmparatoru Tiberius Germanicus Claudius adına M.S. 41–54 yılları arasında yaptırılmıştır. Lejyonerler tarafından kireçtaşı kayalar oyularak yapılan bu anıtın Anadolu’da tek olduğu bilinmektedir. Kayalar oyulmuş insan figürlü başsız bir heykel, hakimiyeti sembolize eden bir Roma kartal figürü, iki kitabeden oluşmaktadır. Kitabelerde “Devletlerarası barış ve dostluk adına ve İmparator Germanicus’un hakimiyeti anısına, Gaius Julius Aquila dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı” ibaresi bulunmaktadır.
BAKACAK TEPESİ
Amasra ilçesinin, limanların ve tavşan Adası'nın muhteşem manzarasını sunan bir yol üstü mola noktasıdır.
AMASRA MÜZESİ
Amasra Müzesi
Amasra Müzesi binası tescilli tarihi bir yapıdır. 1884 yılında Denizcilik Okulu olarak yapımına başlanan ancak bitirilemeyen bina, Kültür Bakanlığı’nca 1976 yılında satın alınarak restore edilmiş ve 1982 yılında Müze olarak hizmete açılmıştır. Antik bir yerleşim merkezi olan Amasra ve çevresinde sık sık taşınabilir eski eserlerin ortaya çıkması, burada müze kurulması fikrini oluşturmuş, 1955 yılından itibaren derlenen arkeolojik ve etnografik eserler önce Belediye binasında, 1982 yılından itibaren de bugünkü Müze binasında sergilenmeye başlamıştır. Amasra Müzesi, dört teşhir salonundan oluşmaktadır.
1 Nolu Arkeolojik Eserler Salonunda; Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait pişmiş toprak ve cam koku şişeleri, altın ve bronz süs eşyaları, amforolar ve testiler, bronz heykelcikler, bilezikler, haçlar, silahlar, kandiller ve kaplar ile Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait altın ve bronz sikkeler bulunmaktadır.
2 nolu heykeller salonunda; başta Türk müzeleri için ünik bir eser olan İmparator Hadrian’ın zırhlı torsosu olmak üzere; yine Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait heykeller sergilenmektedir.
3 Nolu Arkeolojik Eserler Salonunda; Hellenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait mermer eserler, heykeller, heykel başları, mezar stelleri, altarlar, sütun başlıkları ve kaideler gibi parçalar sergilenmektedir.
4 Nolu Etnografik Eserler Salonunda; Osmanlı dönemine ait, yörenin giyim-kuşam zevkini yansıtan giysiler, gümüş süs eşyaları, yatak ve yastık örtüleri, halılar, keseler, eski duvar saatleri ile Kuranı Kerim’ler sergilenmektedir.
AMASRA KALESİ
İki ana kütleden oluşan Amasra Kalesi Boztepe Kemeri denilen bir köprü ile bağlanmaktadır. İki ana kütleden biri Boztepe’de bulunan Sormagir Kalesi, diğeri ise Zindan Kalesi’dir. Cenevizliler döneminde de kullanılan Amasra Kalesi 14. ve 15. yüzyıllarda ciddi onarımlar görmüştür. Amasra Kalesi’nin kuzeydoğu-güneydoğu arasındaki doğu surlarının uzunluğu 65 metre, üzerinde 8 adet burç bulunan güney surlarının uzunluğu 300 metre ve Kemere Köprüsü’nden itibaren de büyük bölümü yıkılan kuzey surlarının uzunluğu 200 metre kadardır.